SSM “Son Kez , İlk Kez Sophie Calle” sergisi kapsamında Ayrıntıdan Gerçeğe Çalışması

Atölye çalışmasına rezervasyon taleplerimize geri dönüş olamayınca çalışma için rezervasyonların full olduğunu öğrendim bir yandan talep yoğunluğu için sevinsem de biz katılamayacağız diyede üzüldüm. Sağolsun Aysun hanım yedek listeye ismimizi ekledi ve son dakika gelemeyecek kişilerin şükürler olsun ki nazik davranışı ile iptallerini bildirince bizde sabaki çalışmaya kayıt olabildik. Atölyeler ücretsiz olduğundan özellikle yazın ilk aşamada yoğun taleple isim yazdırıp iptallerini bildirmeyip atölye çalışmalarının sabahları 2-3 kişi ile olduğunu görünce benim çocuklar adına içim sızlıyordu açıkçası.

Sophie Calle
1953 doğumlu Fransız sanatçı, uzun kariyeri boyunca bazen gözleyerek, bazen de izleyerek insan vücudunu, davranışlarını, acı ve kederlerini, coşku ve heyecanlarını saptamaya çalıştı. Bir anlamda “üçüncü göz” gibi; video, fotoğraf ve yazarı olduğu edebi / felsefi kitaplarla, izlenimlerini sanat dünyasına kazandırdı. Eserlerinde insan zaafını tasvir eden, kimlik ve mahremiyet gibi konuları işleyen Calle, günümüzün yaşayan en büyük çağdaş sanatçıları arasında gösteriliyor.

Sergi nin çıkış noktasının mitolojik hikayesi etkilyeci Ahmet Ümit’in İstanbul Hatırası da bu hikayeden başlıyordu.

Projeyi yaratırken İstanbul’un kuruluş mitinden esinlenen Sophie Calle, “körlük” ve “İstanbul”u, bu bağlamda bir araya getiriyor. Efsaneye göre, şehir, milattan önce 7. yüzyılda bir Yunan kolonisi olarak kuruluyor. Şehre, liderleri Byzas’ın eşliğinde gelen kolonistlerin, Çanakkale Boğazı’nı aşıp Marmara Denizi’ne ulaştıklarında ilk gördükleri yer, bugünün “Kadıköy”ü olan antik kent Chalcedon oluyor. Karşı kıyının çok daha verimli toprakları yerine buraya yerleşmeyi seçen kentlilerden ötürü, Chalcedon’a “körler şehri” adını takan kolonistlerin öyküsü, Sophie Calle’in projeye başlarken çıkış noktasını oluşturuyor. Sophie Calle, “Son Kez” ile İstanbul’a, görme yetisini kaybetmiş insanların gözünden bakıyor.

Pazar sabahı mis gibi bir yapmurla uyandık Sabancı Müzesinin  bahçesi yağmurla yıkanmış toprak ve bitkiler ile deniz kokusu birbine karışmış şekilde içimize çektik..

Ve bütün yaz tadiletı süren yeni atölye de çalışmaların olacağını öğrenince heyecanlıydıkta ayrıca. Yeni atölyenin önü tamamen cam olması içeriyi ışıl ıiıl yapmış alan genilemiş ferah çocuklar girer girmez yenilikleri fark edip beğendiler.

İlk önce çocuklarla Sibel’in yazdığı Şu SANAT DEDİKLERİ kitabının görselinden sanatın gelişim evreleri incelendi yorumlar etkilyeici idi.. Kısa sohbet sonrası kartonlar dağıtıldı kendi el izlerini çıkardılar. Ve herkes her bir parmağa kendi özelliklerini yazdı kendi hakkında yazmak ne kadar zormuş böyle:) Sonrasında çember olup kağıtlar aşağı atıldı ve birbirine karışınca herkes bir kağıt seçti..  Seçtikleri kağıttaki özellikler ile ayrıntılar ile kağıdı yazanı tahmin etmeye çalıştılar!

Sonrası müze turu sergi 9 yaş altına hitap etmiyor gerçekten . “Son Kez” görme yetisini kaybetmiş kişilerin hafızalarındaki son görüntüleri çekip kısa notlarla sergilemiş Sophie Calle  çocukların hepsi her biri notu okumak hepsini görmek istiyorlar ama her okudukları notlarda kafalarında binlerce soru oluşuyor..

Serginin “İlk Kez” kısmında ise İstanbul’da denizi ilk kez görenlerin videoları paylaşılmış.

Devamında atölyede çocuklar ellerindeki resimleri ayrıntıları ile kendi hikayelerini yazıp yorumladılar

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s